|
ALİ ERDOĞAN ŞİİRLERİ
HAYAT YAZ BOŞLUK BIRAK
Karşıdan gelecek hamlelere
odaklamışsın kendini
Birinin işini bitireceğinden
korkuyorsun
Ensende duyduğun soluk tedirgin
ediyor seni
Kılıfının içinde uslu uslu
oturuyorsun
Ortada bırakmıyorsun sana ait
şeylerin zerresini
Ciğerinin okunmasından
rahatsızlık duyuyorsun
Manalardan arındırıyorsun
bakışlarını
Nasıl görmen gerekiyorsa aynen
öylen bakıyorsun
Tiksindiğin şeylerin tiryakisi
oluyorsun
Parmaklarının içinde en çok
işaret parmağını sevmiyorsun
Bir şeyi işaret etmeden
yaşıyorsun
Islık çalmayı unutuyorsun
Sonra,ıslık çalmayı unuttuğunu
hatırlamayı unutuyorsun
Toplu taşım araçlarına
bindiriyorsun gövdeni
Bu kez de yanına kendini almayı
unutuyorsun
Gevrek patateslerinin yanına,
kutu biranı alıp
Sabit bakışlarına televizyon
seyrettiriyorsun kendi kutunda
Naklen savaşın en bomba yerinde
için geçiyor,gözlerini
yumuyorsun
Tatlı bir rehavete esir düşüp
uyuyorsun
Çoktandır rüya da görmüyorsun.
Evine ayna almıyorsun
Yüzünle bir soğukluk giriyor
aranıza
Bir papağanın da olsun
istemiyorsun
Bir eve iki papağan fazla!
Gökyüzünde Yanlış Gezen
Yıldızlar kitabından - Kabare
Dev Aynası Yayınları
Ekim 2006
ZAMAN KAYBI
Yankısı vardı seslerimizin
Zifiri karanlıkların ışığı
vardı.
Bir karşılığı vardı alın teri
göz nurunun
Onuruyla ölçülürdü insanoğlunun
değeri
Bir yere çıkardı sokaklarımız
Hal hatır sorardı rüzgarlarımız
Anası ağlamamıştı ana
caddelerimizin
Tedirgin değildi coşkularımız
Bezgin değildi sevinçlerimiz
Çalınmamıştı bizden henüz
Mavilerimiz,yeşillerimiz
Sus pus olmamıştı içimizin pır
pır eden serçesi
Bizden de sabırlıydı
sabırlarımız
Bardaktan boşanırdı
yağmurlarımız
Derin alırdık nefeslerimizi
Ve dikkat kaygan zemin uyarısı
yapılmazdı mekanlarımızda
Hayatlarımız kaymamıştı daha
Gerçeğin yalanına inanır olduk
derken
Övünür olduk fikirsizliğimizle
Ve ölür olduk,vadelerimizden çok
çok önce
Avucumuzdan akıp gitti zaman
geri dönüşü artık mümkünsüzdür
Kaybettik sesimizi laf
kalabalığında
Hükümsüzdür
Gökyüzünde Yanlış Gezen
Yıldızlar kitabından - Kabare
Dev Aynası Yayınları
Ekim-2006
KERAMET NEREDE?
Bahçedeki ağacın sararınca
kayısıları
Sofra bezini gerip
altına,silkeleyip dallarını
Toplardı kayısılarını Keramet
teyze
Ne topladıysa konu komşuya
dağıtırdı.
Kendi yerken başkası bakmasın
diye
Onlarla paylaşırdı.
Sade kayısısını
değil,derdini,kederini
paylaşırdı komşularıyla
Komşuları da onunla
Yıllar kovaladı yılları
Sizlere ömür oldu Keramet teyze
Bugün kızı Resmiyet oturur onun
evinde
Bi güzel de çit çekti ağacın
çevresine
Ne kayısı toplandıysa
Hepsi de Resmiyet’e
Bugün kimse kimseyle ne kayısı
paylaşır oldu,
Ne keder,ne de neşe
Kimse kimsenin bilmez derdini
Herkes bir diğerine tuzak
Dirsek dirseğe yürüyenler
Kilometrelerce uzak
Sahibinden Az Kullanılmış Yürek
kitabından - Kabare Dev Aynası
Yayınları
Kasım-1998
İSTANBUL
Yollarını gözlemez kucak açıp
İstanbul
Sıvazlamaz sırtını,işporta
umutları
İstanbul masum,İstanbul hırçın
İstanbul canciğer,İstanbul hain
İstanbul şıngır mıngır zilleri
takıp oynar
İstanbul süklüm püklüm
dokunuverseniz ağlar
Umutları savurur gökyüzüne
İstanbul
Kırar kolun kanadın belki sarar
İstanbul
İstanbul cinnet anı,İstanbul hiç
çekilmez
İstanbul tatlı huzur,İstanbul
vazgiçilmez
İstanbul şıngır mıngır zilleri
takıp oynar
İstanbul süklüm püklüm
dokunuverseniz ağlar
Sahibinden Az Kullanılmış Yürek
kitabından.Kabare Dev Aynası
Yayınları
Kasım-1998
BUGÜN
Titiz bir planlamayla giriliyor
ruhumuza
Tutuluyor ufkumuzun tüm giriş
çıkışları
Sevgililer kur yapıyorlar
birbirlerine
Bugünkü kur üzerinden
Kayıtsızlığında kayıt tazeliyor
Benim sevgili ülkem
Yatağında dönüp duruyor koca bir
nehir
En yaygın yabancı dil
Sevgi dilidir
Bırak Bu Uyakları
kitabından-Kabare Dev Aynası
Yayınları
Nisan-2004
İHANET
İhanet kış güneşi gibidir
Siz ısıtacak sanırsınız
O kar topluyordur
ESER
Eserin öne çıkarsa
Seni bilmeyen kalmaz
Sen öne çıkarsan
Senden eser kalmaz.
Bırak Bu Uyakları
kitabından.Kabare Dev Aynası
Yayınları
Nisan-2004
SIR
Bulutun sırrı olmaktan çıkmıştır
yağmur
Zamanın kahperengiye boyanması
da
İnsanlığın ikinci katı atmak
için sabırsızlanması da
Sır değildir
Sır değildir cümle kabızlıkların
baş tacı edilmesi
Her apartmandan iki meşhurun
çıkması
Ve türlü ucuzlukların toplumlara
pahalıya patlaması
Ama şu da sır değil ki
Gidişatın yamuğunu yine
insanoğlu düzeltecek
Gölge ağaca küsse
Çekip nereye gidecek?
Bırak Bu Uyakları
kitabından-Kabare Dev Aynası
Yayınları
Nisan-2004
|